Yengem ile köyde çıldırdık

Merhaba. Sakarya’nın bir köyünde dünyaya geldim. Yıllar sonra babam tarımla uğraşmaktan bıkıp bir fabrikada iş bulunca merkeze yerleştik. Liseyi merkezde okudum. Köyümüz yakın olduğu için her yaz tatilinde oradaki evimizde kalırdık. Babam da yıllık izninin tamamını bu dönemde kullanırdı. Ufak bir fındıklığımız ve sebze tarlamız vardı, bize ek gelir oluyordu. Köyü pek sevmezdim. İnternet yok, su soğuk, hep yaşlılar var.

Lise sondayken yine yaz tatili için köye gitmiştik. Babamın yıllık izni bitince merkeze dönmüştü. Ben kardeşlerim ve annemle köyde kalmış, kışlık konserve hazırlıklarımızı yapıyorduk. Bu hazırlıklarda tüm akrabalar birbirine yardım ederdi. Tarladan domates toplama işini genellikle ben yapıyordum. O gün sıra Veli amcamlara gelmişti. Veli amcam varlıklı ama çok cimri bir adamdı. Karısı Gülay yengem de aynı şekilde cimriydi. Yengem hafif etine dolgun, ama güçlü kuvvetli bir kadındı. Bizim tarla işini tesadüfen amcamlarla beraber yapmıştık, annem, “Git yardım et, onlar da bize yardım etti!” dedi.

Amcamların tarlası çok büyüktü. Amcamın merkezde işi olduğu için yengemle sabahtan başladık domates toplamaya. Zaman alıyordu, çünkü domateslerin hepsi aynı zamanda kızarmadığı için sadece olgunlarını seçiyorduk. Eğil kalk epey de yorulmuştuk. Öğlen sıcağında dinlenmek için bir ağacın altına oturup birşeyler atıştırdık. Yengem pek konuşkan bir kadın değildi, açıkçası biraz çekinirdim ondan. Bir ara su içip, oturduğu yerde elini yüzünü yıkadı serinlemek için. Üstü başı ıslandı. Tişörtünün altına giydiği atlet de ıslanınca memeleri belirginleşmişti. Gözümü alamıyordum. Her gün mastürbasyon yaptığım dönemlerdi. Belli etmemeye çalışarak yengemin memelerini inceliyordum. Yuvarlak, sarkık sayılmayacak, orta büyüklükte memeleri vardı. Sikim kalkmaya başlamıştı.

Yengem bir ara memelerine baktığımı anladı ve kaşlarını çattı. Hemen kaçırdım gözümü ve aşağı baktım, bu kez de bacaklarına bakıyor gibi olmuştum. Yengem daha da sinirlendi ve etekliğini düzeltip, “Kalk Enes, işimize devam edelim!” dedi. Kalkıp domates toplamaya devam ettik. İkindi gibi işimiz bitmiş, kasaları römorka yüklememiz gerekiyordu. Yardım etme bahanesiyle her fırsatta yengeme temas etmeye çalışıyordum. Yengem anlamıştı, ama sesini çıkarmıyordu, sanırım beni daha çocuk görüyordu ve utandırmak istemiyordu.

Bir ara sikimi yengemin arkasına iyice bastırdım. Yengem dönüp, “Napıyorsun Enes, utanmıyor musun?” dedi. Ben salağa yatıp, “Noldu yenge?” dedim. “Yarım saattir sikini dikeltmişsin her yerime dayıyorsun, götüme bir sokmadığın kaldı!” diye sertçe çıkışınca yerin dibine girdim. Başımı öne eğdim, utançtan ölmek üzereydim, hiçbir şey diyemiyordum. Sikim halen dimdik ve eşofmanımın üzerinden belli oluyordu, düzeltmek için bile kımıldayamıyordum. Mahcubiyetimi görünce yengemin sesi biraz yumuşadı ve “Kendine hakim ol Enes, evlenince karınla her şeyi yaparsın, şimdi pişman olacağın şeyler yapma!” dedi.

escort

Yorum yapın