Şirkete Gelen Müjde!

Herşeyi aklıma sokan en yakın arkadaşım oldu. Odamdaki toplantı biterken içeri girmişti.

– Kim bu ufaklık? Siktin mi?
– Ne sikmesi, kimden bahsediyorsun?
– Şu yeni kız. Çıtır, tam sikmelik!
– Oğlum işin gücün yok mu senin? Kız yeni mezun, masum, çalışkan bir tip.
– O yüzden mi vücuduna yapışık tek parça elbise ile gelmiş?

Şirkete yeni gelen Müjde isimli kızdan bahsediyordu. Bu konuşmadan sonra kıza daha çok bakar olmuştum. Hep sakin sessiz, verilen işe söylenen söze hiç bir itirazı olmayan, zayıfça, ince belli bir kız. Kalçaları beline göre geniş, göğüsleri ortanın altı. İnce zarif vücudunu tamamlayan genç güzel bir yüz ve iri gözler. Müjde’yi izliyorum kaç gündür, hayvan arkadaşım aklıma soktu bir kere. Her toplantıda gereksiz laf atıyor, ikili toplantılar yaratıyorum odamda. Hep aynı, çekingen, cevap vermeyen, ama odamda verdiğim saçma sapan işleri de sessizce yapan bir kız. Bazen, “Al senin olsun!” deyip saçma sapan kalem, not defteri gibi hediyeler veriyorum. Hediye alınca daha da sokuluyor sanki.

Evlerimizin yolu ilgisiz, ama bir akşam toplantı uzayınca, “Evin ne tarafta Müjde?” sorusunu soruyorum. Verdiği cevaptan sonra, “Aaa yolumun üstü!” diye onu da arabaya alıyorum. En az birkaç hafta da böyle geçiyor. Halen cevapları kısa cümleler halinde. Kıyafetleri dışında değişen bir şey yok, her gün daha cüretkar, etekleri daha kısa, gömlekleri daha dar. Benim övgülerim de aynı şekilde daha cüretkar. Akşamları bırakırkenki nezaket öpüşmesinde her defasında daha samimi, daha uzun sarılmalarım…

Bir akşam bırakırken yanağı yerine dudağına yakın bir yerden öpüyorum. Hızlıca kaçıyor arabadan. Ertesi gün mesaide yanıma yalaşmıyor, ama mesai sonrası yine otoparkta beni bekliyor. Yaz günü, iş çıkışı, “Gel birşeyler içelim!” sözüme hayır demiyor, zaten neye hayır diyor ki? Boğaz kenarında bir kafeye giriyoruz, sorularıma cevapları hep bir iki kelimelik, aynı sessizlik. “Ne güzel gözlerin var!” gibi iltifatlarıma sadece, “Hı hı, sağol!” gibi cevapları. Arabayı dönüş yolunda manzaralı bir kuytuya çekiyorum, birer çay içelim diye. Büfeden çay alırken çocuğun eline biraz bahşiş sıkıştırıyorum, gelmesin bizim araba tarafına diye. Yine az muhabbet ile çaylar bitiyor. Elini elime alıp oturuyoruz bir süre daha. Lan ortaokulda mıyız be? Elimi omzuna atıp kendime çekiyorum. “Eve dönsek Hakan Bey?” diyor. “Biraz sonra Müjde, biraz sonra!” diyorum.

escort

Yorum yapın