Necla abla ve Raziye abla artık keçi koyun sağmaya gelince, eteklerinin altına hiç birşey giymeyip, sütü sağıp bitirinceye kadar bana göz banyosu yaptırıyorlardı. Ben de halimden çok memnundum. Bir gün Necla ablayı sikerken, “Hani sen bana Gülsüm ablayı da siktirecektin, ne oldu?” diye sordum. O da, “Merak etme, kendisiyle konuştum, o da senle sikişmek istiyor, ama fırsat bulamadı. Fırsatını bulursa seni çağıracak!” dedi.
Aradan birkaç hafta geçti, Gülsüm ablanın şehirdeki bacısının kaynanası ölmüş ve dolayısıyla bacısı kocasının köyüne gitmek zorunda kalmış, ama 2 çocuğu da okula gittiklerinden, çocukları götürmemişler, Gülsüm ablanın şehire gelip onlara bakmasını istemişler. Gülsüm abla da kabul etmiş ve şehir merkezine gitmiş. Bacısı köye gidince de Necla ablayı aramış, fırsat bu fırsat, benim şehire gelmemi istemiş. Necla abla da bana anlattı durumu, Gülsüm ablanın bacısının adresini ve telefon numarasını verdi. Ben de hemen kardeşime rica ettim, “Benim şehire gitmem lazım, sen koyunları otlatmaya götürür müsün?” diye. Kardeşim de, “Tamam olur abi, sen git!” dedi.
Sabahleyin ilk dolmuşla merkeze gittim. Orda Necla ablanın bana verdiği numaradan Gülsüm ablayı aradım. Gülsüm abla da bana adresi tarif ederek, eve gelmemi istedi ve evde kimsenin olmadığını, rahat olabileceğimizi söyledi. Ben de hemen söylediği adrese gittim. Kapıyı Gülsüm abla açtı, bana içeri geçmemi söyledi. Ben içeri geçtim, o da kapıyı kapatarak peşimden geldi. Oturma odasında oturduk. Ben Gülsüm ablanın konuya girmesini bekliyordum. Baktım kendisi birşey demeyecek, yerimden kalkarak onun yanına oturdum ve bir elimi omuzuna attım, diğer elimi de bacağına koydum. Gülsüm abladan ses çıkmıyordu. Bacağını okşamaya başladığımda, bacaklarını açarak elimi arasına koymamı istiyordu. Ben de hiç fırsat kaçırmadım ve elimi eteğin altına sokarak külotunun altından amına ulaştım…
Amını ellerken, dudaklarına da yapışmıştım ve öpüşmeye başlamıştık. Gülsüm abla hızlı hızlı nefes almaya başlamıştı. Ama koltukta rahat olmuyordu, Gülsüm ablayı yere halıya yatırdım, ve ben de üstüne çıkarak altıma aldım. Yerde biraz daha öpüşüp elleştikten sonra, üstümüzdeki bütün elbiseleri çıkartıp, ikimiz de çırılçıplak kalmıştık. Ama Gülsüm abla çok istemesine rağmen utanıyordu ve bacaklarını kapatıyordu. Ben de bacaklarını ayırdım ve arasına girerek başımı amına gömdüm ve yalamaya başladım. Gülsüm ablanın amını sulanmış, suları ağzıma akıyordu. Amının dilini ağzıma alıp emiyor, am dudaklarını dişliyor ve parmağımı amına daldırıyordum. Gülsüm abla ise gözlerini kapatmış, dudaklarını ısırıyor ve hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Gülsüm abla 46 yaşındaydı, yani oğlu benden yaşça büyüktü, işte Gülsüm abla bu nedenden ötürü utanıyordu ve kendisine yediremiyordu.
İlk başlarda bir parmağımı amına sokuyordum, şimdi parmaklarımı ikişer üçer sokuyor, amın içinde oynatıyordum. Gülsüm abla amını yalamam için başımı amına bastırıyordu. Ben de parmaklamayı bırakıp tekrar amını yalamaya devam ettim. Gülsüm abla kasılarak Orgazm oldu ve omuzlarımdan tutarak beni üstüne çekti. Yarağımı amına sokmamı istiyordu. Başımı amından kaldırıp bacakların arasında yerimi aldım ve sikimin ucunu amına bastırdım. Sadece ucu amına girmişti ve Gülsüm ablanın amı fırın gibi yanıyordu. Amın içinde sikimin yanacağından korkmaya başladım. Ne Raziye ablanın, nede Necla ablanın amları bu kadar sıcak olmuyordu. Gülsüm abla bacaklarını belime dolayıp beni kendine çekince, sikimin kalanı da birden içine daldı. Ooofff! Böyle am yoktu diğerlerinde!