Slm arkadaşlar ben Şenay. Ev hanımıyım. 1.60 boyunda, kumral, yeşil gözlü, ince belli, dik göğüslü, tombul götlü, kısacası eli yüzü düzgün, seksi ve sikişmeyi çok seven, isterik bir kadınım. Kocamla 9 yıllık evliyiz ve bir çocuk sahibiyiz. Kocam kamyon şöförüdür, yani kocam çalısır ben yerim. Huzurum da yerindedir. Kocam seferden geldimi, sabaha kadar beni siker, o gece amımın hakkını verir. Sefere gitti mi bazen haftalarca gelmez, benimse canım her an yarak yemek ister. Beni gören erkeklerin tamamına yakını beni sikmek istercesine bakar, ama kocamı sevdiğim için kimseye pas vermezdim.
Evin işleri dışında yapacak bir işim olmadığı için, sürekli internete girer, sikiş hikayeleri okur, daha da azarım. Haftada bir sefer de komşularla gün yaparız. Günleri bilirsiniz işte, pastalar börekler yapılır, çaylar içilir, tabi bunların yanında dedikodu yapılmadan olur mu? Olmaz! İşte kadınların kimisi kocasının nasıl siktiğini, kimisi kocasını boynuzladığını, kimisi götten sikilmenin zevkini, kimisi pørnøfilmi izleyip öyle sikiştiklerini falan anlatıyordu. Ben de hiç pørnøfilm izlememiştim, meraklandım, “Bir film verin de, ben de izleyeyim, merak ettim nasılmış, anlattığınız kadar varmıymış?” dedim. Komşumuz olan Rabia, “Bende var kız, eve giderken vereyim de izle!” dedi ve konu kapandı. Yedik içtik, herzamanki gibi dedikodumuzu yaptık, eve dönme vakti Rabia ile beraber çıktık. Yolda Rabia, kocası ile beraber izlediklerini ve bu sayede kocasının kendisini götten siktiğini ve götten sikilmenin amdan sikilmekten zevkli olduğunu ve artık kendisinin sürekli götten sikilmek istediğini anlattı. Hatta benimle dalga bile geçti, “Sen halen götünü siktirmedin mi?” diye ve bana götten sikişmeli filmler vereceğini söyledi…
Böyle konuşa konuşa Rabia’nın evinin önüne geldik. Rabia, “Bekle getireyim!” dedi ve eve girdi. Elinde 8-10 tane CD filmle geri geldi. Filmleri aldım, ama içimde bir heyacan fırtınası koptu, koşar adım eve geldim, filmlerin bir tanesini CD-Playere taktım ve izlemeye başladım. Ama izlerken her yanımı ateş bastı. Açıkcası canım yarak çekmeye başladı, ama kocam seferde idi. Ben de kocamın bana aldığı kara gün dostum Plastik Yarakla amımı doyurdum. Hem film izledim, hem de Plastik yarağı amıma soktum, amımın ateşini söndürmeye çalıştım. Ama izledikçe ateşim söneceği yerde, daha da azıyordum. Rabia’nın verdiği filmlerin hepsini sabaha kadar izledim. Artık ben de götten siktirmek istiyordum, çünkü izlediğim filmlerde götten sikilen kadınların çok zevk aldıkları belli oluyordu. Fakat bir sorun vardı, kocamın evlendiğimizden bu yana, götümü sikmek gibi bir düşüncesi ve arzusu asla olmadı. Yani göt deliğime eli bile değmedi. Kocama da diyemezdim ki, “Beni götümden sik!” diye…
Neyse aradan bir kaç gün geçti. Kocam yine seferde idi. Rabia bana misafirliğe geldi. Çaydı pastaydı derken, konu döndü dolaştı yine sexe geldi. Rabia’ların evi iki katlıdır, katın birinde kendileri, birinde de kiracıları oturur, iki tane Üniversite öğrencisi. Rabia kocasının kendisini yeteri kadar sikemediğini ve bu yüzden de kocasından habersiz kendisini öğrencilere siktirdiğini, istersem beni de siktirebileceğini söyledi. Ben de kesinlikle kocamı aldatmayacağımı söyledim. Ama Rabia öğrecilerle sikişmelerini öyle bir ballandıra ballandıra anlatıyordu ki, anlattıkça benim amım karıncalanmaya başlamıştı. Rabia ikisi ile grupseks yaptığını da anlattı ve “Sen grubu boşver, baştan Furkan’la bir sikiş!” dedi. (Furkan öğrencilerden birinin adı). Ben de laf çıkarsa kocamın beni boşayacağını falan anlattım. Ama Rabia, “Çocukların ağzı sıkı, benden de birşey çıkmaz, herşey aramızda kalır! Ben bu gece Furkan’ı sana gönderiyorum, haberin olsun!” dedi ve çıktı gitti…
Rabia gittikten sonra iki arada bir derede kaldım, hem istiyordum, hem de korkuyordum. Sonunda ne olacaksa olsun deyip, işi oluruna bıraktım. Çocuğumu erkenden uyuttum, hemen bir banyo yaptım, güzelce temizlendim, amımın kıllarını traş ederek kaymak gibi yaptım, yani artık sikilmeye hazırdım. Saat gece 11’i az birşey geçe Rabia telefon açtı, “Furkan yola çıktı, size güzel sikişmeler! Furkan’la yeni film de gönderdim!” dedi ve kapattık. Aradan 10 dakika geçti geçmedi, kapının zili çaldı. Ama ben heyacandan ölüyordum. Kapıyı dizlerim titreye titreye açtım, Furkan’ı içeri aldım. Elinde bir poşet vardı, içeri girer girmez, daha koridordayken bana sarıldı, ama ben elinden kurtuldum. Neyse salona geçtik, ama ben çok gergindim. Furkan Rabia’nın gönderdiği CD’yi bana uzattı, sonra poşette Bira da getirmiş, birer tane açtı ve “Al iç, rahatlarsın!” dedi. Ben de aldım. Ama o güne kadar hiç alkol kullanmamıştım. Bira soğuktu, tadı da fena değildi, Birayı 3-4 dikmede bitirdim…