Rahat tavırları,etrafı kışkırtan
kaçamak bakışları bir erkeği baştan çıkarmaya yetiyordu.Korkunç bir
güzelliği ve albenisi vardı.Gören hiç bir erkek onun hayalini kurmadan
onu es geçemezdi.Göğüsleri oldukça dolgun ve sanki yerlerinden
fırlayacakmış gibi bir görüntü sergiliyordu. Kalçalarının genişliğiyle
oldukça orantılıydı ve giydiği etek kalçalarının tüm hatlarını ortaya
çıkaran ama sanki gizlemeye çalışan bir kesime sahipti.
İlk karşılaşıyordum böyle bir kadınla…Asudeyi gördükten sonra dünyanın
en şanssız insanı olduğuma inandım.çünkü böyle bir güzelliği benden
önce başkalrı keşfetmişti.Bu harika kadın asla benim birlikte
olamayacağım bir insandı çünkü iş arkadaşımın karısıydı.
Ben bütün bu düşünce fırtınası içinde çırpınırken birden elini uzattı
bana. “Merhaba,ben Asude…Siz de Serkan`ın iş ortağı Engin
olmalısınız.Serkan sizden çok bahseder evde.ama tanışmak bugüneymiş.Çok
memnun oldum sizi tanıdığıma.”Bütün bunları söylediği süre içinde elim
elinin sıcaklığıyla kavruluyordu yani elimi bırakmamıştı.Ve çok sıcak
bir eli vardı.Elimi tokalaşmak için tutarken parmaklarıyla belli
belirsiz küçük hareketler yapar gibi oluyordu ama ben bunu tam
anlamlandıramıyordum.Belki de bana öyle geliyordu.
Bu hafta sonu “neden bizimle pikniğe gelmiyorsunuz çok eğleniriz”
dedi.Ben ne diyeceğimi toparlamaya çalışıyordum ama o bir kez psikolojik
olarak beni yenmişti ve etki altında olan bendim.Hafifçe gülümsemeye
çalışıp sersemliğim hissettirmemeye çalışıyordum ama Asude`nin güzelliği
karşısında normal kalabilmek,arzudan çıldırmamak ve dünyanın en güzel
hayallerine dalmamak mümkün değildi.
Pikniğe gitmeyi kabul ettim.Baharın sıcaklığı yeni yeni hissedilmeye
başlamıştı.Çok eğlendik o gün.Kendimizi toprağa,yeşil otlara
bıraktık.Mangallar,biralar derken akşam oldu.Serkan`ın evi piknik yerine
daha yakındı.Serkan ve Asude`den başka bir çift daha vardı
bizimle.Arabada beş kişiydik.Önce Serkanı bırakacaktık.Ön koltuklarda
diğer çift,arkadada bizler vardık.Arabaya binerken bir plansızlık
olmuştu ve Asude ile ikimiz yanyana gelmiştik.Kendime hakim olamayıp
renk veririm diye ödüm patlıyordu.Üzerinde bütün bacaklarını ve
kalçalarını saran bir kot vardı.