Slm ben Kütahyadan Kemal. Abim yengemle evlendiğinden beri yengemi arzulamışımdır. Yengemin o yusvarlak kalçalarını, dimdik göğüslerini, dolma yanaklarını öylesine öpesim gelirdi ki anlatılmaz. Devamlı yengemi düşünerek 31 çekerdim, ama örf ve adetlerimizden dolayı yengeme açılamıyordum. Benim askerlik zamanım gelmişti, 18 ay yengemi göremeyeceğim düşüncesiyle yengeme biraz yaklaştım, mutfaktayken bir iki sefer (kazara olmuş gibi) arkasına sürtündüm, götüne elledim. Yengem bunu anlayınca abime söylemedi, ama benle de tam 2 sene konuşmadı. Ben askerden geldikten sonra biraz daha devam etti bana karşı olan bu soğukluğu. Fakat sonradan yine barıştık, bana yakın davranmaya başladı. Abimle aralarının bozuk olmasından dolayı, sanki yengem de beni ister hale gelmişti.
O haftasonu hep beraber bahçeye gitmiştik, yapılacak ıvır zıvır işler vardı. Ben motorla tek gitmiştim. Abim bizimle gelmemiş, arkadaşlarıyla kahveye gitmişti. Öğleden sonra, ben diğer bahçede oyalanırken herkes gitmiş, bir tek yengem kalmıştı, abimin gelip kendisini almasını bekliyordu. Yalnız kalmasın diye yengemin yanına gittim. Biraz konuştuktan abime çok kızgın olduğunu anladım. Abim yengemi bahçeden almayı bile unutmuştu. Cepten Abimi aradım, ‘Okey oynadığını, gelmeyeceğini, yengemi eve benim götürmemi’ istedi. Yengemin abime olan kızgınlığı daha da arttı. Sanki abimden intikam almak ister gibi bakıyordu bana, sanki benimle sevişmek ister gibiydi o anda. Ben de yengemle sevişmek istiyordum, ama bir yandanda korkuyordum, ilk hareketin yengemden gelmesini bekliyor, birşey yapamıyordum. Yengem sanki bunu hissetmiş gibi, “Bana motorsiklet sürmeyi öğretirmisin?” dedi. Ben yengemin bu isteğine şaşırarak, “Yenge düşersin!” falan dedim. Yengem, “Yok yok düşmem!” deyince, ‘şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın’ diye tarif ettim ve yengem motora bindi. Biraz gittikten sonra düşünce ben koşarak arkasından yetişip, yengemi kucaklayıp ayağa kaldırdım. Yengemle ilk defa bu kadar yakınlaşmıştık. Sikim kazık gibi olmuştu, nerdeyse sikime hiç dokunmadan pantolonuma boşalacaktım.
Yengem tekrar motora binmek isteyince, “Yenge yine düşersin, istersen arkana binebilirim…” dedim. Yengem de, “İyi olur.” deyince, arkasına bindim. Yıllarca hayalini kurduğum yengemin kalçaları sikimin önündeydi ve ister istemez yengemin götüne dokunuyordu. Ben sikimi yengemin götüne dayadıkça, yengemde kalçasını dahada arkaya bastırıyordu. Yolda bahçenin diğer ucuna giderken ben ellerimi yengemin göbeğine birleştirdim, hem yengemi tutuyor, hemde hafiften göbeğini okşuyordum. Yengem tepki vermeyince, ellerim yukarı, yengemin göğüslerine doğru kaydırdım. Yengemin o dimdik göğüsleri artık avuçlarımdaydı. İşte o anda korktuğum şey başıma geldi ve pantolonuma boşaldım. Bir süre bekledim öylece, yengemden yine tepki gelmeyince, başladım hafif hafif yengemin göğüslerini okşamaya. Yengem, “Dur yapma düşeceğiz…” deyince, sol elimle direksiyonu tuttum, “Düşmeyiz artık!” dedim ve öteki elimle yengemin göğüslerini kurcalamaya devam ettim. Yengem de bir eli direksiyonda, öteki elini arkaya attı, pantolonumun üstünden sikime dokununca ıslaklığı farketti ve “Tühh, boşaldın mı?” dedi. Ben utancımdan cevap bile veremedim…
Yengem, “Durdur motoru da önünü temizleyelim!” deyince, bahçenin en ücra köşesine çektim motoru durdurdum. İndik motordan. Yengem başındaki tülbendini çıkardı, “Çıkar pantolonunu!” dedi. Ben utana sıkıla çıkardım pantolonumu, kilotla kaldım yengemin karşısında. Ama kilotum daha berbat ıslanmıştı ve sikim halen kazık gibi duruyordu. Yengem tülbentle önce pantolonumun önünü sildi, sonra tülbentin kuru tarafıyla külotumun önünü silmeye başladı. Eli sikime dokununca, “Bu daha inmemiş ya?” dedi ve kilotumu sıyırdı aşağı. Sonra sikimi eline aldı, başladı okşamaya. Ben de attım elimi yengemin arkasına, eteğinin lastikli belinden içeri daldırdım ve yengemin götünü ellemeye, okşamaya başladım. Elimi kilodundan içeri soktum, önce götünü parmakladım, sonra parmaklarımın yetiştiği yere kadar amını okşamaya başladım. Yengemin amı da sırılsıklam ıslaktı. Parmağımla amının suyunu hissedebiliyordum. Yengem kendinden geçmeye başlamıştı bile, sikimi okşarken gözlerini kapatıyor, hafiften inliyordu…
Yengemin dudaklarına yapıştım, dudakları yanıyordu. Ağacın altına, otların üzerine uzandık ve öpüşmeye devam ettik. Belki 5 dakika dudaklarımız birbirinden ayrılmadı. Yengemin tişörtünü yukarı sıyırdım, göğüslerini sütyenden kurtardım ve başladım yengemin göğüslerini yalamaya. Okadar güzeldi ki yengemin göğüsleri. Ben yaladıkça yengem altımda kıvranıyor, “Hadi sik beni!” diye yalvarıyordu. Ben yalaya yalaya göbeğine, ordan da amına doğru indim. Yengemin kilodunu çıkarıp, başladım amını yalamaya. Yengemin kaymak gibi amını yaladıkça yalıyordum. Bıkmadan usanmadan saatlerce yalayabilirdim yengemin amını. Yengem sarsılarak ağzıma boşalıyor, “Hadi artık sik!” diye inliyordu, tamamen kendinden geçmişti. “Sik beni artık dayanamıyorum!” diye yalvarınca, yengemi kucağıma aldım, alttan amına yavaşça geçirdim, oturttum yengemi kucağıma. Yengemin amı alev gibi yanıyordu. Yengeme soktukça iniltiler çoğalıyordu. Çok geçmeden, aynı anda ikimizde sarsıla sarsıla boşaldık. Bir süre kendimize gelemedik…