Merhaba, adım Fırat, 35 yaşındayım. Özel bir bankada çalışıyorum. Evlenmediğim için annemle beraber yaşıyorum. Ümraniye taraflarında babadan kalma eski, iki katlı bir evimiz var, üst katında biz alt katında da kiracılarımız Emine Abla ve kocası Halis Amca oturuyor.
Bir akşam yemekte annem, Emine Ablanın tek çocukları olan Elif’in kocasından ayrılıp geldiğini söyledi. “Niye ayrılmış ki, zaten kaç sene oldu evleneli?” diye sordum. Annem, “Kız çok şişman ya, kocası onun için bırakmış!” deyince, “Ya anne git işine, öyle boşanma nedeni mi olur?” dedim gülerek. Ancak annem çok ciddiydi. Emine Ablanın kendisine böyle söylediğini anlattı.
Emine Abla ve kocası Halis Amca 15 yıllık kiracımızdı. Halis Amca birkaç yıl önce felç geçirip konuşamaz, yürüyemez hale gelmişti. Halis Amca ile Emine Ablanın arasında 25 yaş fark vardı. Halis Amca yetmişini geçmişti, Emine Abla yanında kızı gibi kalıyordu. Elif bildim bileli şişman bir kızdı. 23 yaşındaydı, evleneli 4 sene olmuştu, çocukları olmamıştı. 15 yıldır kiracımız olduklarından çocukluğundan beri tanıyordum Elif’i. Evlendiğinden beriyse sadece birkaç kez anne babasının yanına geldiğinde görmüştüm.
“Evlendiğinde de şişmandı bu kız, o zaman niye evlenmiş pezevenk?” dediğimde, “Sen hele bir de şimdi gör!” dedi annem. Sonra da iki elini yana açıp, “Aha böyle olmuş, şu kapıdan geçmez, 150 kilo olmuş!” dedi. Ardından da, “Bir akşam çağıralım da oturmaya gelsinler, yazık, kızın morali çok bozuk!” deyince, “İyi tamam ama hafta içi çağırma Allah aşkına, işten geliyorum, hiç çekemem. Cumartesi çağırırsın!” dedim yanıt olarak.
Cumartesi günü gündüzden arkadaşlarla buluşup takıldıktan sonra eve döndüm. Annem akşam için hazırlık yapıyordu. Sanki alt kat kiracımız değil de önemli bir misafir gelecekmiş gibi özenmişti. “Onlar gelene kadar ben biraz uzanıyorum, gelince kaldırırsın beni!” diyerek odama geçip yatağa girdim.