Herkese selam. İsmim Sinan, bir devlet kuruluşunda memur olarak çalışmaktayım. Eşim de büyük bir hastanede hemşire olarak görev yapıyor. Ben bu siteyi 6 aydır takip ediyorum ve benim de uzun bir zaman önce başımdan geçen ve halen devam eden dul kaynanamla olan ilişkimi yazmak istiyorum.
Ben ailemi hiç tanımadım ve çocuk esirgeme kurumunda büyüdüm, devletin imkanlarıyla da memur oldum. Bu yüzden eşimin annesini ve babasını kendi ailem gibi gördüm ve çok sevdim, saydım. Bundan 8 yıl önce eşimle tanışarak evlendik, mutlu bir evliliğimiz var. Evlendiğimizde kaynanam 40 yaşında idi. Biz evlendikten 6 ay sonra kayınbabam kalp krızi sonucu hayatını kaybetti. Kaynanam genç yaşında bir başına dul kalmıştı ve çok üzülüyor, rahmetlinin sürekli yasını tutuyordu. Birbirlerini çok seviyorlardı. Eşimle ben, kaynanamın kendini yalnız hissetmemesi için elimizden gelen herşeyi yapıyorduk. Eşimle karar aldık, hep beraber bizde otururken kaynanama, “Bak anne acını anlıyorum, fakat bu böyle olmaz, hayat devam ediyor, sen o evde kaldığın sürece bu acı hiç bitmeyecek. Bizim bir teklifimiz var, sen de bize taşın hep beraber gül gibi geçinir gideriz, senin de bizden başka kimsen yok!” dedim…
Kaynanam kem küm etsede teklifimizi kabul etti ve bize taşındı. Belli bir süre sonra evini de içindeki eşyalarla birlikte kiraya verdik. Bir müddet sonra da rahmetlinin emekli maaşını da kaynanama bağladılar. Böylelikle kira geliriyle de ailemizin bütçesi rahatlamıştı. Kaynanam emekli maaşını ve kirayı alır almaz eşime veriyordu. Bankada rahmetliden birikmiş parayla da güzel bir araba almıştık bana. Hayatımız gayet rutin bir şekilde akıp gidiyordu. Biz eşimle işe gidiyor, kaynanam da evin işleriyle uğraşıp, akşam yemeğimizi hazır ediyordu. Eşim hemşire olduğu için haftada 2-3 gece nöbete kalıyordu. Ben kaynanama hiçbir zaman kötü gözle bakmadım, aklımın ucundan dahi geçirmedim. Kaynanama başka niyetle bakmak bana çok ters gelen bir durumdu. Kaynanam da zaten namusuna düşkün biriydi ve kadınlığını rahmetliyle birlikte toprağa gömmüştü.
Aradan 2 yıl geçmişti ve biz tam aile olmuştuk. Kaynanamla geceninin ilerleyen saatlerine kadar uzun uzun seviyeli sohbetlerimiz olurdu, bazen eşim de olurdu bu sohbetlerde. Kaynanamla hiçbir zaman cinsellikle ilgili konuşmazdık. Yine böyle bir gün kaynanamla konuşurken, kaynanam, “Oğlum ben bir duş alayım, terledim!” dedi. Şaşırmıştım, kaynanamın ben evdeyken hiç duş aldığını hatırlamıyorum. Ama ne olduysa ondan sonra oldu, şeytan benim de içime girip beni dürtmeye başlamıştı. Bana neler oluyordu böyle? Bedenimi ateş basmış, kaynanamı çıplak hayal ediyor, sikim benden habersiz elimde olmadan kalkıyordu. Çok geçmeden kaynanam duştan çıktı ve doğruca kendi odasına giderek üzerini giyindi ve yanıma geldi. “Oğlum Sinan neyin var? Terlemişsin! Sen de bir duş al gel istersen!” dedi. “İyi olur…” diyerek yerimden kalktım. Bu arada eşofmandan sikimin kalktığını unutmuşum, kaynanam bunu farketti ve hafiften yüzü kızardı. Ben de utanmıştım, doğruca banyoya gittim.
Banyoda kirli sepetinin üzerinde ne göreyim? Kaynanamın az önce çıkarttığı siyah külotunun amına denk gelen kısmı ıslak ve beyazdı. Külotu elime aldım inceleyerek burnuma götürdüm, kokladım. Aman Tanrım bu ne güzel bir kokuydu bu böyle. Kendimi kaybetmiştim, adeta sikimi kerpetenle sıkıyorlardı, dizlerimin bağı çözülmüş ne yapacağımı bilemiyordum. Sikimi çırakıp, külotun ıslanmış yerine başını sürtmeye başlamıştım ki, zangır zangır titreyerek yoğun bir biçimde boşaldım. Hayatımda böyle birşey ve bu kadar yoğun boşalmam ilk defa oluyordu. Tam bu sırada kaynanam banyonun kapısını açtığında dona kalmıştım. Kaynanamın da benden farkı yoktu. Kendini toparladı, hiçbir şey söylemeden elimden külotu aldığı gibi kapıyı kapatıp çıktı banyodan. Ne yapacağımı bilemeden çaresizce bekledim, kendimden çok utanmıştım. Aklım yerine gelmeye başlamıştı, demek ki kaynanam da benden etkilenmiş ki, amı sulanmış, belki de boşalmış diye düşündüm. Banyodan çıkarak yavaşça kaynanamın odasına yaklaştım. Kapısı hafif aralıktı, kaynanamı görebiliyordum. Elinde külotu, benim döllerimi inceliyor, hafif hafif kokluyor, eliyle hissediyordu. Beni görmemesi için geri çekildim ve kapıyı vurarark içeri girdim…