Merhabalar yine ben, Sasha. Bodrum’daki çılgın tatilimizin üzerinden bir ay geçmiş, Haziran sonunda İstanbul’a gitmem gerekmişti. Kızlar da yeni sevgilileriyle Bodrum’dan Yunan adalarına geçtiler. İstanbul’da tek başıma biraz canım sıkılıyordu. Alışveriş yaptım. Ortaköy’e indim. Deniz havası, Türk kahvesi ile kendimi avutuyordum. Telefonum çaldı. “Kızım İstanbul’lara geliyorsun, haberimiz yeni oluyor, aşkolsun! Nerdesin, napıyorsun?” dedi. Arayan eski bir kız arkadaşım İsabella idi. Bizim kızlar aramışlar ve İstanbul’da olduğumu haber vermişler. Onu iki senedir görmemiştim, hemen yanıma çağırdım. Geldiğinde ben Cihangir’de bir kahvede oturuyordum. Bol bir elbise giymiş, bazı yerleri transparan tüllerden oluşuyordu. Sarıldık öpüştük. Biraz konuştuk. Sonra kalktık ordan, İstiklal’e girdik. Çok güzel bir yer, bayılıyorum buraya. Akşama kadar gezdik. Birşeyler içmeye karar verdik. Bir bara girdik.
Sohbet tabii ki (herzamanki gibi!) erkeklere geldi. Bana, “Sevgilin var mı?” diye sordu. Salihi anlattım, “Aramızdaki aşk mı değil mi tam emin değilim, ama emin olduğum birşey var, çok iyi sikiyor. Daha şimdiden yarağını özledim!” dedim. O da gülerek, “Kızım sen azmışsın, sana acil erkek bulalım! İstanbul’a gelip te sikişmeden gitmek olmaz!” dedi. Biz böyle konuşurken telefonu çaldı. Konuştuklarını anlamıyordum. Bir ara bana, “Sarışın mı, esmer mi, uzun boylu mu, kısa saçlı mı, nasıl birşey istiyorsun?” dedi. Ben de, “Erkekten mi bahsediyorsun?” dedim. “Da!” dedi (Rusça ‘Evet’). Ben de, “Farketmez, ama ben seçsem olmaz mı?” dedim. Telefondakine birşeyler söyledi, kapattı ve “Hadi kalkalım, eve gidip hazırlanalım!” dedi. Evi zaten yakındı, yürüyerek 10 dakikada vardık. Amım götüm iyice terlemişti. Ben duşa girdim, peşimden o da girdi. Eskiden olduğu gibi biraz öpüştük, seviştik, birbirimizi gece için azdırdık. İsabella sırtımı ve kalçamı okşayarak beni yıkadı, ben de onu. Kurulandık, giyindik, çıktık. Kuaföre gittik hemen, saçlarımızı yaptırdık. Sonra çocuklarla buluştuk.
Benim için 4 erkek getirttirmişti, seçmem için. Biri hariç hepsi iyiydi. Hatta birini hemen gözüme kestirdim. Hep birlikte gece kulübüne girdik. Deli gibi eğlendik. Ben sırayla dördüyle de dans ettim. Çok güzel öpüşüyorlardı. En son gözüme kestirdiğim çocuğa geldi sıra. Dans ederken sikini hissettiriyordu. Elleriyle kalçamda geziniyor, amımı yokluyordu. İşini iyi biliyordu. Ama ben halen kararsızdım, seçemiyordum bir türlü. O beğenmediğim çocuk başka bir kız buldu gitti, sanırım şansının olmadığını hissetti. Kalanlarınsa gözü benim üstümdeydi. İsabella iki çocuğun arasında elleşmekle meşguldu. Tuttum kolundan, “Kızım bir türlü karar veremiyorum, yardım et!” dedim. Bir bana baktı, bir de çocuklara baktı, “Eee tamam işte, hepsini al! Üçü de iyi sikicidir, keyfine bak! Birazdan James’in evine gideceğiz!” dedi. Kendi kendime ‘Neden olmasın?’ dedim.
Saat gece 01:00 gibi hep birlikte çıktık ordan, James’in evine gittik. Boğaz manzaralı bir terası olan dehşet bir ev. Çok beğendim. Müzik açtık, slow. Çok sıcaktı, ben banyoya gittim, elimi yüzümü yıkarken, Murat girdi banyoya. Bana sarıldı ve ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık. Gömleğini çıkardı, ben de vücudunu öpmeye başladım. Aşağı indim, fermuarını açıp sikini çıkardım. Ağzıma aldım. Emerken ağzımda büyüdü siki. Başımı kaldırdım, “Arkadan sikmek ister misin?” dedim. Bu onu çok azdırmıştı, “Deli misin, tabii ki isterim!” dedi. Külodumu çıkardım, ellerimi tezgaha dayadım ve öne eğildim, götümü arkaya verdim. Arkama geçti, ordan bir krem alıp sikini kremledi. Götüme dayadı, ellerini belime koydu ve sokmaya başladı. Birazdan siki tamamen götüme girdiğinde, “Ohhh!” çektim. “Nasıl, sikimi beğendin mi?” dedi. “Sadece sikmene bak, konuşma!” deyince sinirlendi. Zaten ben de sırf onu sinirlendirmek için öyle söyledim. Götümü sertçe sikmeye başladı.
Götüm kıvama geliyordu. Deliğim yanıyordu. “Ohhh, işte böyle sik beni, erkek gibi sik!” diyordum sürekli. İyice sinirlendi, “Sus be orospu, amma kafa ütüledin, patlatacağım götüne şimdi!” dedi. Ben de, “Vur erkeğim, patlat götüme, kızart, istediğini yap!” diye gaza getiriyordum. “Vay orospu vay, numara çekmiş bana, vay amına koyum arkadaş!” diye söylenmeye başladı. Ben de, “Orospu senin anandır! Sikeceksen doğru düzgün sik, orospu çocuğu!” dedim. Birden delirdi, o hırsla götümün içine kazık gibi girmeye başladı. İnlemelerim artık bağırışlara dönüştü. Hiç konuşmuyorduk. Deli gibi sikiliyordum. Götüm acıdan uyuştu. Murat en sonunda, “Ananı sikiiiiim!” diyerek kenetlendi ve boşalmaya başladı. Sikini götümden çıkardığında tuvalete oturdum, ıkındım, dölleri çıkardım içimden. Temizledim. O da sikini temizliyordu. “Çok vahşisin bebek!” dedi ve götüme şaplak atarak içeri gitti. Ben de külodumu giydim, onların yanına gittim.