Selam, ben Aydın’da yaşıyorum. Adım Reyhan, 39
yaşındayım, balık etli ve beyaz tenliyim. Yaz dönemi bizim
oralarda düğün zamanıdır. Kocam Aydın’ın bir ilçesindendir.
Halası telefonla arayarak yakın akrabalarının düğünü
olduğunu söyledi. Kocam işi gereği zaman zaman il
dışına çıkıyordu. Halasına, kendisinin düğüne
gelemeyeceğini, ancak beni göndereceğini
söyledi.
Düğün günü kocamın halasına gittim. Giderken
dizimin bir karış üzerinde siyah bir etek, topuklu ayakkabı
giymiştim. İçime de tanga külot giymiştim. Yaz olduğu için çorap giymemiştim. Gece 23:00 sıralarında düğünden halaların
evine döndük. Kapıyı halanın kocasının ilk
evliliğinden olan üvey oğlu Engin açmıştı.
Kapının ağzında beni baştan
aşağı süzerek, “Ooo Reyhan sen de mi geldin?” diye
sordu. “Evet düğün için geldim, yarın gideceğim!”
dedim. Engin’i çok fazla gözüm tutmazdı. Hatta çok fazla sevmezdim. Beni ne zaman görse becerecekmiş gibi bakardı, ben
de bundan çok rahatsız olurdum.
Hala yaşlı olduğu için yatmak için yerlerimizi
hazırladı ve kendi yattı. Ben de üzerimi değiştirip
yattım, ama hava çok sıcaktı uyuyamadım. Engin’den
çekindiğim için gecelik giymemiştim,
eşofmanlarla yatmıştım, fakat sıcağa
dayanamadım. Nasıl olsa yatmıştır diye halanın gençliğinden
kalan ince geceliği giydim. Halanın boyu
benden kısa olduğu için gecelik zar zor kalçalarımı
kapatmıştı. Rahat olur diye sütyenimi de
çıkartmıştım. Hala salonda yer ayarlamıştı.
Balkon kapısından balkona geçtim. Balkonda divan vardı, duvara
sırtımı verip divana ayaklarımı uzatıp bir sigara
yaktım.
Keşke kocam da yanımda olsaydı,
şimdi burada kaçamak yapardık diyerek düşündüm. Kocamla nezamandır
sikişmemiştim, amım yanıyordu. Bir
elimle de bacaklarımı okşamaya başladım. Yavaş
yavaş hoşuma gitmeye başlamıştı. Sigarayı
söndürdüm. Bir elimle göğüslerimi okşarken, bir elimi de amıma kaydırdım. Önce külodun üzerinden
okşarken, daha sonra külodumu kenara çekip parmaklarımı amıma sokup çıkarmaya başladım. Bir
elimle de bızırımı okşuyordum. Kendimden geçmek üzereyken mutfaktan bir ses geldi. Telaşla
üzerimi düzeltmeye çalıştım, ama zaten gecelik
kısaydı. Bacaklarımı divandan aşağıya
uzattım ama bacaklarım ve göğsümün yarısı
meydandaydı. Bir süre bekledim mutfağın
ışığı açılmadı, bulaşıklar
kaymıştır diye düşündüm. Bir taraftan da acaba gören olmuş
mudur diye içim içimi yiyordu.
Yatmak için salona gittim. Bir süre sağa sola
döndüm, ama içimdeki sıkıntıdan uyuyamadım. Elimi yüzümü
yıkamak için banyoya gittim. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra banyodan
çıkarken Engin’in kapısı açıldı ve kapıda
karşılaştık. Bana, “Sen de mi uyuyamadın?”
dedi. “Evet ama şimdi yatıyorum!” diyerek hızlı
bir şekilde oradan uzaklaşmaya çalıştım. Engin’in beni gecelikle görmesini istemedim. Salona gidip, salonun
kapısını kapattım.