Herkesin içinde bir eşcinsellik vardır. Bunun doğru olduğunu lise yıllarında en yakın arkadaşım Metin’le yaşadıklarımdan sonra anladım.
Metin annesi ile yalnız yaşıyordu, babası vefat etmişti. Benim de annem babam boşanmışlardı. O benim tek arkadaşım, sırdaşım ve kankamdı. Sabah okula birlikte gider, okul dışında da birlikte vaktimizi geçirirdik. Bir gün ben onlarda kalsam, ertesi gün o bizde kalırdı ve aynı odada, bazen de aynı yatakta yatardık.
Yaşlarımız 18-19 idi, ergenliğe de yeni girmiştik. Hep söylendiği gibi kamışlarımıza su yürümüştü ve ikimizin de aklı fikri kızlarda ve seksteydi. Tabi yaşadığımız çevre ve ortam, yaşımızın küçüklüğü nedeniyle karı kızlarla cinsel ilişki mümkün olmadığından, oradan buradan bulduğumuz ve gizli gizli okuduğumuz porno dergilerle idare ediyorduk.
Zamanla birbirimizden saklımız gizlimiz kalmadı. Dergiye bakarak sikimiz kalktıktan sonra otuzbir çekmek için banyoya gitmeye üşendik. Çekinmeden yan yana oturup, hatta yatakta yan yana uzanarak porno dergiye bakmaya, sikimizi çıkarıp otuzbir çekmeye başladık.
Benim en çok hoşuma giden şey ise, annelerden izin alıp beraber kaldığımız gecelerdi. Dikkati çekmemek için odanın lambasını söndürür, bulduğumuz porno dergilerini yorganın altında ufak el fenerinin ışığından yararlanarak okur, açık saçık resimlere bakardık.