Selam arkadaşlar, ben Ankara’dan Tonguç. Bundan iki yıl önce, uzun çalışmalar sonucunda Ankara’da iyi bir üniversitede Elektronik Mühendisliğini kazandım. Hayatımın en güzel yıllarına adım atmıştım artık. Derslerdi, sınavdı, finaldi derken, koca bir sene geçti ve sonunda okulda şenlikler başladı. O sabah kahvaltıda annem ve babam, bir haftalığına köye gideceklerini söylediklerinde, içimi bir sevinç kapladı. Ben, ev bana kaldı, eve kızarkadaşımı atarım diye sevinirken, bu sevincim kursağımda kaldı. Yengem beni aradı, “Amcanla çocuklar da sizinkilerle birlikte köye gitmeyi çok istiyorlar, ama 2 gün sonra Antalya’dan kızkardeşim geleceği için ben kalacağım. Nasıl olsa sen de varsın, burda kalırsın benimle…” deyince, benim tüm planlar alt üst oldu. Yengemi kıramadım, “Tamam.” dedim.
O gün okula gittiğimde de sevgilimle tartıştık, anlaşılan şenliklerde tek başıma kalacaktım. Akşama doğru yengem aradı, “İstersen bu akşamdan gel bize, hem ne zamandır söz verdiğin bilgisayara da bir bakarsın!” dedi. Uzun zamandır sallıyordum bu bilgisayar işini. Zaten canım da sevgilime sıkkındı, yengeme, “Tamam gelirim!” dedim. Saat 21:30 gibi yengemgile gittim. Biraz amcamla okul hakkında falan konuştuk. Sonra, “Ben şu bilgisayara bakayım…” diyerek geçtim odaya. Yengem bilgisayarın bulunduğu odayı bana hazırlamıştı, orda yatacaktım. Ben bilgisayarı düzenlerken yengem geldi, “Face’de oyun oynarken takılmalar oluyor…” dedi. “Tamam, ona da bakarım yenge!” dedim. Bu arada amcam kapıdan, “Hadi ben yatıyorum, siz de fazla geç yatmayın, yarın erken kalkacağız!” deyip gitti.
Yengemle aramız çok iyidir, yanımda çekinmez, benden rahatsız olmazdı yani. Zaten ben de rahatsız edecek şekilde davranmazdım. Aslında alıcı gözle bakınca, yengem balık etli, 1.65 boyunda, büyük gögüsleri ve kalçası olan, her erkeği etkileyecek kadar sexy bir hatundur. Yengem altında şortu, üzerinde gecelik, ama sanki bikini gibi, yanımda oturuyordu. Hafif kilolu olması sebebi ile giydiği şort vücuduna oturmuştu ve resmen heryeri belli oluyordu.
Amcam yatmaya gittikten sonra yengem benim sigaradan iki tane çıkarıp, ikisini de yaktı, birini benim ağzıma verdi ve “Hayırdır, yüzün asık gördüm, moralin mi bozuk senin?” dedi. “Evet yenge ya, kız arkadaşımla tartıştık…” dedim, anlattım biraz. Yengem de, “Takma kafana, barışırsınız! Hem sen yakışıklı çocuksun, sana başka kız mı yok? Elini sallasan ellisi, saçını sallasan tellisi!” diyerek teselli etti. Bu arada bilgisayar düzelmişti, “Tamam oldu yenge, ben yatıyorum!” dedim. Yengem ise, “Sen yat, ben biraz Face’de takıacağım…” dedi. “Peki!” dedim ve yattım. Yengem internette takılırken, yengemden, “Ayy!” diye bir ses geldi. Daha uyumamıştım, hemen, “Ne oldu yenge?” diyerek kalktım. Ekranda kocaman bir Penis resmi vardı. Bildiğimiz klasik penis uzatma reklamlarından biri işte. Yengeme gülerek, “İlahi yenge, ilk defa mı gördün, ne bağırıyorsun?” dedim. Yengem de güldü, “Yok da, birden çıkınca şaşırdım… Amcan falan görmeden kapat şunu, hadi ben de yatmaya gidiyorum!” dedi, gitti.
Ertesi sabah 06:00 gibi babamlar geldi ve amcamlarla yola çıktılar. Yengemle onları uğurladıktan sonra biz tekrar yattık uyuduk. Birkaç saat uyuduktan sonra, yengem, “Hadi kahvaltı hazır!” diyerek uyandırdı. Kalktım, üzerimi giyindim, okula gidecektim. Yengemle güzel bir kahvaltı yaptık. Ben çıkarken, yengem, “Hadi bakalım, belki sevgilinle barışırsınız! Ha, akşama geç kalma, korkarım!” diye uğurladı. “Tamam yenge!” dedim gittim okula. Ben barışırız diye ümit ederken, kız arkadaşımın suratı sirke satıyordu. Arkadaşlarla şenliğe gittik, konser alanında eğlendik, biralar falan içildi, hafif kafamız iyi oldu. Kız arkadaşımla yeniden konuştum, ama durum halen aynıydı.